1 Aralık - Dünya AIDS Günü

Dünya Sağlık Örgütü'nün öncülüğünde, AIDS sorunun 2030 yılına kadar kontrol altına alınması ve hatta sonlandırılması hedeflenmektedir. Bu amaçla;

  • HIV ile enfekte olmanın bir kusur olarak algılanmasına bağlı damgalanma ve dışlanmanın önlenmesi,
  • Tüm dünyada yeni enfeksiyonların %90’ın üzerinde azaltılması,  
  • HIV ile enfekte kişilere erken dönemde tanı konması ve tedavinin başlanması gerekmektedir.

Erken tanı ve erken tedavi, ölüm oranlarını azaltmak, yaşamı uzatmak ve bulaşma oranlarını düşürmek için en önemli basamaktır. HIV ve AIDS konusunda farkındalığın arttırılması ile salgının pik yaptığı 1996 yılından bu yana yeni HIV enfeksiyonlar %47 oranında azalmıştır. Bununla birlikle UNAIDS 2017 verilerine göre halen dünya çapında yaklaşık 36,9 milyon kişi HIV ile yaşamakta, bunların ancak 21,7 milyonu tedaviye ulaşabilmektedir.   

UNAIDS'e göre 2017’de yeni enfekte olan kişi sayısı yaklaşık 1,8 milyondur.  Bazı ülkelerde salgın kontrol altına alınmasına rağmen özellikle Türkiye'nin de içinde olduğu Orta Doğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da yeni enfeksiyon sayısı hızla artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi, HIV ile enfekte bireylerin olabildiğince erken saptanmasının teşvik edilmesini ve bunu sağlayıcı düzenlemelerin yapılmasını önermektedir.

Ülkemizde son yıllarda HIV/AIDS’li olgu sayılarında belirgin artış olduğu görülmektedir.  Bu konuda farkındalığın arttırılması ve gidişi tersine çevirecek önlemlerin hızla ve etkin biçimde alınması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı verilerine göre, Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 1985 yılından 31 Mart 2018 tarihine kadar toplam 17.884 vaka bildirilmiştir.  Bu veriler incelendiğinde kayıt altına alınmış HIV ile yaşayan birey sayısının hızla artmakta olduğu görülmektedir, ancak gerçek sayı için kesin bir tahmin yapma olanağı bulunmamaktadır.

HIV/AIDS’le mücadelede en önemli araçlardan biri farkındalık ve kendi durumunu bilmektir. Bunun için:

  • Bulaşma ve korunma yolları, halka, özellikle gençlere öğretilmelidir.
  • Yeni enfekte kişilere, hastalık ilerlemeden, erken dönemde tanı konmalı ve tedavi başlanmalıdır.
  • Enfekte kişiler, bulaştırmama konusunda eğitilmelidir.
  • Enfekte kişiler herhangi bir ayrımcılığa ya da damgalanmaya maruz kalmadan toplumsal hayata entegre olarak yaşamlarını sürdürebilmelidir.  Günümüzde HIV enfeksiyonu, diğer kronik hastalıklar gibi tedavi ile yönetilebilir bir durumdur.

Sonuç olarak, yurt geneline farkındalığı arttırmak, bulaşma ve korunma yollarını daha çok kişiye öğretmek, test yaptırma oranını arttırmak için çaba harcanması gerekmektedir.   

KLİMUD Klinik Viroloji Çalışma Grubu adına metin, Aysel Karataş,  Mert Kuşkucu, Kenan Midilli, Gülden Çelik tarafından hazırlanmıştır.

SiTE HARİTASI

KLİMUD

KLİMUD (Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği)

Meşrutiyet cad. Kültür Apt.No:38/15 Kat:7 Kızılay / ANKARA / TÜRKİYE

Tel ve Faks :0312 230 7818 GSM: 0530 693 86 67